Bursa ve Gıda
Yaklaşık 3 haftadır şehir dışındayım. Bu süreçte ajandam “Gıda” ile dolu idi. Yolculuğa Antalya ile başladım. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının “Gıda Güvenliği” ile ilgili konularda yaptığı çalışmaları değerlendirmek, gıda denetim sistemine ilişkin politikalar ve stratejiler oluşturarak gelişmeleri takip etmek, yurtiçi denetim için gerekli gelecekteki faaliyetleri belirlemek, denetim ve kontrol hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi için alınması gereken tedbirleri belirlemek, gıda sektörüne yönelik sorunları tespit edip bu sorunların çözümüne ilişkin olarak eylem planları hazırlamak üzere; 14-18 Kasım 2011 tarihleri arasında Antalya ‘da toplanıldı. Türk halkının güvenli gıda tüketiminin etkin ve sürdürülebilirliğinin sağlanması için bir yol haritası niteliğinde olan bu çalışma son derece önemliydi. 80 Bakanlık uzman personeli ile yoğun bir program çerçevesinde çalıştık. Toplantıya davet edilen 4 üniversite Arasında Uludağ Üniversitesinin de bulunması önemliydi. Ülkemizin seçkin üniversitelerinden gelen 3 öğretim üyesi ile birlikte çalışmaları tamamladık. Toplantının sonuçları yakında kamuoyu ile paylaşılacak. Bu çalışmalarda Bursa’nın önemli bir katkısı olacağını sizlere şimdiden müjdeleyebilirim. Yetkim olmadığı için daha fazla bilgi veremiyorum. Toplantıda yapılan genel değerlendirmede Bursa’nın başarısından övgü ile söz edildi. Bursa İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün bakanlıktaki prestijli yerinden gurur duydum. Bu başarıyı sağlayan Bursa İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Kasım PİRAL, Gıda ve Yem Şube Müdürü Erdal KUZUCU ve Gıda Kontrol ve Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürü Harun SEÇKİN olmak üzere tüm Bursa İl Müdürlüğü çalışanlarını yürekten kutlarım. Kolay değil 81 il müdürlüğünün arasında ilk sıralarda yer almak. Tabi sorumlulukları da arttı. Artık çıtayı daha yükseğe taşımak zorundalar.
Bu toplantının hemen ardından 21-23 Kasım tarihleri arasında Türkiye’nin en büyük gıda firmaları ile İzmir Çeşme’de bir araya geldik. Gıda sektöründe faaliyet gösteren 23 ayrı üye derneğin ve bu derneklere üye 1000’in üzerinde gıda işletmesiyle; Türk Gıda Sektörü’nün en büyük sivil toplum örgütü olan “Türkiye Gıda ve içecek Sanayii Dernekleri Federasyonu’nun (ülkemiz gıda sektörünün %95’ini temsil ediyor) ev sahipliğinde ülkemizin en büyük firmalarının üst düzey yöneticileri ile bir araya geldik. Amaç Üniversite, Kamu ve Sektörü bir araya getirmekti. Türkiye’nin bütün üniversitelerinden akademisyenler, Sağlık Bakanlığı ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının üst düzey yöneticileri ile bir araya geldik. Bizler için çok verimli bir kongre oldu.
Ülker grubundan, Ünilever’e; Yaşar grubundan Nestle’ye; Balparmak’dan Barilla grubuna kadar aklınıza hangi gıda devi geliyorsa ordaydı. Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi ve Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği bölümünden öğretim üyeleri ve Bursa basınının temsilcileri ile birlikte en kalabalık grubu Bursa ekibi oluşturdu. Galiba tek eksik Bursa’nın gıda devleri idi. Kendimizi yalnız hissettik. Burulmadık desem yalan olur.
Toplantının açılış konuşmasını Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker yaptı. Sağlık Bakanı Yardımcısı Agah KAFKAS diğer bir konuşmacı idi. Her ikisi de bu toplantının çıktılarının öneminden söz etti.
Dünya devlerinin yöneticileri, yeryüzünün geleceğine ilişkin ufkumuzu açan sunular yaptılar. Artık onlar sadece üretmekle yetinmiyorlar, sürdürülebilir bir kalkınma için çevreyi koruyacak önlemleri almanın yollarını arıyorlar. Bu konuda neler yapabileceğimizi değerlendirdik.
Kongre sadece büyük şirketlerin geleceğine ilişkin projeksiyonların sunulduğu bir arena değildi. Aynı zamanda yeryüzünün daha az tüketilmesinin sağlanması için hangi adımları atmak gerektiğinin yolunu bulmaya çalışıyorlar. Kirlettikleri dünyayı temizlemenin yollarını arıyorlar!
Katıldığım 3. Toplantı Afyonkarahisar’da idi. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu üyeleriyle helal gıdayı ele aldık. Kurul tarafından düzenlenen “4. Güncel Dini Meseleler İstişare Toplantısı” 26-28 Kasım tarihleri arasında düzenlendi. Gıda alanında çalışmalar yapan seçkin akademisyenler, Türk Standartlar Enstitüsü üst düzey yöneticileri, ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri ile din adamlarının entelektüel birikimlerini birleştirerek dini sorunların çözümüne katkıda bulunmak amacıyla düzenlenen bu toplantıda, gıda ürünlerinde helal ve haramın belirlenme yönteminden genetiği değiştirilmiş gıdaların dini hükmüne, gıda ve hayvan yemlerindeki katkı maddeleri sorunundan modern besi ve kesim yöntemlerinin dini açıdan değerlendirilmesi ve helal gıda standardizasyonuna kadar önemli bazı güncel problemler masaya yatırıldı.
Her üç toplantıda oldukça yoğun geçti. Bursa için önemli projelere imza attık. Bu toplantıların sonuçlarını önümüzdeki yazılarımda sizlerle paylaşacağım.
Çeşme toplantısında Bursa’dan gelen gazeteci dostlarla Bursa ufuk turu yapmadan duramadık. Anladım ki Bursa sevdası ve Bursa sevdalısı olmak başka bir şey... Hepimiz bursa mızı hep en iyiler arasında görmek istiyoruz. Çünkü Bursa bunları hak ediyor. Bunu sağlamak için çok ama çok çalışmamız, bütün fırsatları değerlendirmemiz gerekiyor. Burada duygusal davranmak anlamsız.
Son söz: Dost acı söyler….

Alıntıdır: Mustafa TAYAR
m.tayar@gundem16.com